Türkçe Kelimelerdeki Başlıca Ses Özellikleri

1- Uzun Ünlü Bulunmaması (Şapkalı a)

  • Türkçede sesler kısadır; sündürülmez veya uzatılmaz.
  • Kökeni Türkçe olan kelimelerde uzun ünlü (â, û, î) yoktur. Uzun ünlüler Arapça ve Farsçadan geçen kelimelerde olur. Bazen şapka ile gösterilmez ama uzun okunur.
    • Yâr, âlem, kâğıt, kâmil, hâsılat, adalet, kâide, numune, sade, şair: Arapça.

2- O, Ö Ünlüleri

  • Türkçe asıllı kelimelerde “o” ve “ö” harfleri sadece ve sadece ilk hecede bulunur.
    • Kelimenin ikinci, üçüncü hecesinde “o” veya “ö” görüyorsak, o kelimeyi elemeliyiz.
      • Ho-roz, Dok-tor, Mo-tor, Ki-lo

3- Yasaklı Harfler: J, F, H

  • Bu harfler Eski Türkçe’nin gırtlak yapısında yoktu, dile sonradan girdiler.
  • J Sesi: Türkçede asla yoktur. Jandarma, Japon, Garaj, Ruj: Hepsi yabancı.
  • F Sesi: Esasen yoktur (Fasülye, fayda yabancıdır).
    • İSTİSNALAR:
      • Yansıma Sesler: Doğadaki ses taklitleri (Fısıltı, püf.)
      • Değişime Uğrayanlar: öbke > öfke, uvak > ufak, yuvka > yufka
        • Ek Bilgi: öpke: (akciğer) > övke (akciğer / öfke - ara biçim) > öfke
          • Bkz. öpkeçi: (öfkeli, hırçın, huysuz), öpkele:- (akciğerinden yaralamak, kızgın olmak)
  • H Sesi: Esasen yoktur.
    • İSTİSNALAR:
      • Hani, hangi, hatun, han, dahi, daha. Bunlar “k” sesinin zamanla “h”ye dönüşmesiyle oluşmuştır, Türkçedir.
        • Ek Bilgi ka:ñu: > kanu / kayu > xanu > hanu > hani / hangi

4- İkiz Ünsüz (Şedde) ve Yan Yana İki Ünlü (Diftong)

  • Kök’te Çift Ünsüz: Kelimenin kökünde aynı ünsüz yan yana gelmez.
    • Yabancı: Bakkal, millet, cennet.
    • İSTİSNALAR: Anne, elli, belli, ıssı.
    • Dikkat: Bıkkın, ıssız gibi kelimeler Türkçedir, zira o çift harf kökte değil, ek geldiği için oluşmuştur (bık-kın).
  • İki Ünlü Yan Yana: Türkçede iki ünlü (sesli harf) yan yana gelemez.
    • Örnek: Şair, saat, aile, kuantum

5- Başta Bulunmayan Ünsüzler

C (i) Ğ (e) R (i) M (i) N V (a) L (i) Z (i)”
  • Bir kelime şu harflerle başlıyorsa, Türkçe kökenli olma ihtimali çok düşüktür: C, Ğ, R, M, N, V, L, Z, J
    • Limon, radyo, model, zürafa, can, vazo, valiz.
    • İstisna: “Ne” soru kelimesi (ne, niçin nasıl) ve “Var, Ver Vur” fiilleri Türkçedir.

6- İnce “A” ve Kesme İşareti

  • İnce A: Türkçede “a” sesi kalındır. İnce okunan (hafif e’ye çalan) a yoktur.
    • Hakîkat, şefkat, dikkat (Türkçe değil).
  • Kesme: Kelime içinde sesi duraksatan (kesme işaretiyle ayrılan hemze/ayın gibi) yapı yoktur.
    • Örnek: Kur’an, san’at, te’sir (Türkçe değildir).

7- Sonda Çift Ünsüz

  • Türkçede kelime sonunda çift ünsüz olabilir ama sadece şunlar olabilir:
    • lç, lk, lp, lt (ölç, ilk, alp, alt).
    • nç, nk, nt (sevinç, denk, ant).
    • rç, rk, rp, rs, rt (sürç, kork, sarp, pars, yırt).
    • st (üst).
  • Yasaklılar: Bunların dışındaki çiftle bitenler yabancıdır.
    • Örnek: Film, lüks, aşk, şarj, ahenk.

8- Sonda Bulunmayan Sesler (b, c, d, g)

  • Türkçe kelimelerin sonunda b, c, d, g bulunmaz. Bunlar sertleşip p, ç, t, k olur.
  • Orijinali b, c, d, g ile bitenler yabancıdır.
    • Kitab > Kitap, Der > Dert, İlac > İlaç

9- Orta Hece Düşmesi

  • Türkçede orta hece vurgusuz olduğundan düşebilir.
    • Yanılış > Yanlış, Oğulan > Oğlan.
    • Bu düşmeyi yazıda göstermemek (nerede yerine nerde yazmak gibi) hatadır.

10- Ses Uyumları

A) Ünlü Uyumları

1. Büyük Ünlü Uyumu (Kalınlık-İncelik Uyumu)
  • Dil tembel olduğundan, ağız “kalın” bir ünlüyle (a, ı, o, u) başlarsa, ağız yapısını değiştirmeden kalınla devam etmek ister. İnceyle (e, i, ö, ü) başlarsa inceyle gider.

    • Kalın Kalın: A-dım, Du-dak.

    • İnce İnce: Be-şik, Ge-lin-cik.

    • Bir kelime buna uymuyorsa, %99 Türkçe değildir.

      • Örnek: “Adalet” (A-a-e Kalın-Kalın-İnce). Uymadığı için Türkçe değil.
  • Birinci hecede kalın (a, ı, o, u) varsa diğerleri de kalın; ince (e, i, ö, ü) varsa diğerleri de ince olur.

    • Adım, dudak (kalın-kalın)
    • Beşik, gözlük (ince-ince)
  • İSTİSNALAR:

    • Aslen Türkçe olduğu hâlde zamanla değişip uyumu bozan kelimeler vardır:
      • ana > anne, ınanmak > inanmak, kangı > hangi, kanı> hani, kanı > hani, takı > dahi, karındaş > kardeş, alma > elma.
  • Bu istisnai Türkçe kelimelerin dışında aşağıda belirtilen durumlarda büyük ünlü uyumu aranmaz:

  • Uyumun Aranmadığı Durumlar:

    • Alıntı kelimeler: (ahenk, badem, ceylan, dükkân, pehlivan, ziyaret, tiyatro).
    • Bitişik yazılan birleşik kelimeler: (açıkgöz, bilgisayar, hanımeli, çekyat).
    • -gil, -ken, -leyin, -mtırak, -yor, -daş, -ki ekleri: (akşam-leyin, yürü-yor, meslek-taş).
    • -daş (-taş) eki bazı kelimelerde büyük ünlü uyumuna uymaz: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş vb.
    • -ki aitlik eki büyük ünlü uyumuna uymaz: akşamki, duvardaki, karşıki, onunki, yarınki, yoldaki vb.
  • Dikkat (Eklerin Uyumu):

    • Büyük ünlü uyumuna girmeyen kelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar: adalet-li, anne-si, şişman-lık, kardeş-lik.
    • Bazı alıntı kelimelerde ekler bu uyuma girmez: idrak-i, meçhul-e, mentol-de, sembol-ler
    • İstisna: Bazı yabancı kelimelerin son ünlüsü kalın olsa da son sesi ince olduğu için ince ek alır: saat-e, hakîkat-i, alkol-ü, kalp-i.
2. Küçük Ünlü Uyumu (Düzlük-Yuvarlaklık Uyumu)
  • Düzden sonra düz gelir: a, e, ı, i a, e, ı, i (anlaşmalı, bilek). Yuvarlaktan sonra ya yuvarlak-dar ya düz-geniş gelir: o, ö, u, ü u, ü, a, e (boyunduruk, çocuk, yumurta)
  • Büyük ünlü uyumu kadar kuvvetli değildir.
  • Aykırı Olan Türkçe Kelimeler: Avuç, avurt, çamur, kabuk, yağmur, kavuşmak.
  • İSTİSNALAR:
    • Alıntı kelimelerde aranmaz (alkol, radyo, müzik).
    • -ki eki genelde uymaz (bugünkü, dünkü hariç).
Büyük ve Küçük Ünlü Uyumu
  • a > a, ı (takar, alır)
  • e > e, i (geçer, gelir)
  • ı > ı, a (kılıç, kısa)
  • i > i, e (ilik, ince)
  • o > u, a (omuz, oya)
  • ö > ü, e (ölçü, ördek)
  • u > u, a (uzun, ufak)
  • ü > ü, e (ütü, ürkek)

B) Ünsüz Uyumu (Benzeşme)

  • Kelime içinde sedalı ünsüzler sedalılarla, sedasızlar sedasızlarla yan yana gelebilir. Sertten sonra sert gelir.
  • Süt-çü (Sütcü olmaz).
  • Yap-tı (Yapdı olmaz).
  • Ağaç-tan.
  • NOT: Türkçeye giren yabancı kelimeler de buna uydurulur.
    • Müsbet > Müspet.

C) Ünlü-Ünsüz Uyumu

  • Ön ve arka damak ünsüzleri (k, g, l) ile ön ve arka damak ünlülerinin birbirine uymasıdır.
    • Yani ince ünlülerle ince k-g-l; kalın ünlülerle kalın k-g-l kullanılır.

11- R Sesi (En Zayıf Ses)

  • Türkçede “r” sesi tutunması en zor, en zayıf sestir. Özellikle konuşma dilinde bu ses sıkça yutulur.
    • Bir defa > bi defa
    • Geliyor > geliyo
    • Gidiyor > gidiyo
  • Konuşma dilinde yutulabilir ama yazarken yutulmamalı.
  • İstanbul Türkçesi: İstanbul Türkçesi bu sesi reddetmiştir. İstanbul ağzında yalnızca “açık e” vardır.
    • Ağız: Bės – İstanbul: Beş

12- Kapalı E (ė)

  • “İ” ile “E” arasında, arada kalmış bir sestir.
  • Anadolu ağızlarında hâlâ canlıdır. Yimek, vėrmek, didiydim.

13- İnceltici Sesler (Ç, Ş, Y)

  • Bu üç harf, içinde bulundukları kelime kalın olsa bile, zamanla o kelimeyi inceltip bükebilir.
    • Bıçmak > Biçmek
    • Yana > Yine
    • Yaşıl > Yeşil

14- İstanbul Türkçesi

Neden Çorum, Erzurum ya da İzmir değil de İstanbul ağzı esas alınıyor?

  • Medeniyet Merkezi: Son yedi asrın yılın en büyük Türk medeniyeti (Osmanlı), İstanbul merkezli kurulmuştur. Dil, kültürün ve sanatın başkentinde işlenir.
  • Dünya Standardı: Her dilde başkent ağzı esastır. Fransızcada Paris, Almancada Berlin, İngilizcede Londra neyse; Türkçede de İstanbul odur.
  • Kolektif Üretim: Bu ağız sadece “İstanbullular” tarafından değil; imparatorluğun dört bir yanından gelen aydınlar, şairler ve saray eşrafı tarafından el birliğiyle yontulmuş, kabalıklarından arındırılmış, müzikal bir kıvama getirilmiştir.
  • Arınma: İstanbul Türkçesi, kaba ve çıkarılması zor sesleri (Gırtlak h’si [ĥ], Geniz n’si [ŋ]) bünyesinden atmıştır. “Yeni Lisan” hareketi de bu rafine dili temel almıştır.

TÜRKÇEDE BAŞLICA KELİME TÜRETME YOLLARI

  • Malum, meşhur ve abartılı örneği söylemeden olmaz:

“Çekoslovakyalılaştıramadıklarımızdanmışsınız”

1- Türetme (Derivation)

  • En yaygın ve en işlevsel yöntemdir. Mevcut isim veya fiil köklerine yapım ekleri getirilerel yeni bir anlam inşa edilir. Genellikle Batı dillerinden gelen kavramlara karşılık bulmak (Türkçeleştirmek) için bu yola başvurulur.
  • Mekanizma: Kök + Yapım Eki = Yeni Gövde.
    • Link > Bağ-la-n-tı
    • Modern > Çağ-daş
    • Vertical > Dik-ey
    • Teori > Kuram
    • Statü > Konum
    • Doktrin > Öğreti
    • Determinizm > Nedensellik

2- Birleştirme (Compounding)

  • İki veya daha fazla kelimenin, yeni bir kavramı karşılamak üzere bir araya gelip kaynaşmasıdır.
  • Mekanizma: Kelime + Kelime = Yeni Kavram.
    • Computer > Bilgi + sayar
    • Eksper > Bilir + kişi
    • Tolerans > Hoş + görü
    • Faksimile > Tıpkı + basım
    • Senkronik > Eş + zamanlı

3- Derleme

  • Yazı dilinde olmayan ancak Anadolu ağızlarında yaşayna kelimelerin keşfedilip standart Türkçeye kazandırılmasıdır. Bir nevi dilin kendi taşrasından merkeze kelime ithal etmesidir.
    • Mübalağa etmek > Abartmak
    • Define > Gömü
    • Cimri > Varyemez
    • Mizah > Gülmece

4- Diriltme

  • Tarihin tozlu raflarında kalmış, unutulmuş kelimelerin silkelenip bugünkü kavramlara karşılık olarak yeniden dolaşıma sokulması. Türk Dil Devrimi ile TDK bu yöntemi sıkça kullanmıştır.
    • Saf > Arı
    • Emir > Buyruk
    • Cenup > Güney
    • Şimal > Kuzey
    • İddia > Sav
    • Cevap > Yanıt

5- Alıntılama

  • Diller arası etkileşimin kaçınılmaz sonucu olarak başka dillerden kelime transferidir. Bu kelimeler bazen ses/yapı değişikliğine uğrar, bazen olduğu gibi alınır.
  • Türkçenin En Çok Kelime Aldığı Diller (yak. %24 yabancı kökenli):
    • Arapça
    • Fransızca
    • Farsça