- Sınavda buradan 3-4 soru gelecek.
Neden değişiyor bu sesler?
- Dil durağan bir yapı değil; bilakis canlı ve dinamik bir organizmadır. Dildeki en temel değişimler ses düzeyinde gerçekleşir, zira dil ses (phoneme) üzerine serimlidir. Sesin olmadığı yerde dilden bahsedilemez.
- Dilin en temel yasası “tembellik”tir. Leonard Bloomfield buna “en az çaba kanunu” (Law of Least Effort) der. İşbu yasaya göre diller, söyleyişi en akıcı hâle getirmek ve tenafür denilen kulak tırmalayıcı sesleri (kakafoni) ortadan kaldırmak için kendini sürekli yeniler, yontar ve akıcı hâle getirir. Alıntı kelimelerde görülen ses olayları ise o kelimelerin dilin fonotaktik yapısıyla bütünleşmesini ve “millîleşmesini” sağlar.
Ses Olaylarını Tetikleyen Başlıca Faktörler
- Vurgu (Stress): Türkçede son heceler güçlü, orta heceler zayıftır; bu durum orta hecelerde düşmelere yer açar.
- Dilin Ses Hususiyetleri: Türkçe kelime sonunda b, c, d, g bulunmaz; bu kural alıntıları (kitab > kitap) dönüştürür. (Zırva bu arada bu. Bu iddiayı kim ortaya atıyorsa gitsin Clauson okusun biraz.)
- Zayıf Sesler: n, l, r, y, ğ, h gibi ünsüzler fonetik açıdan zayıftır ve düşmeye meyillidir.
- Asimilasyon (Benzeşme): Seslerin çıkış noktaları veya nitelikleri (kalınlık, yuvarlaklık) bakımından birbirini etkilemesidir.
A. Başlıca Ses Olayları
1. Ünlü Türemesi (Vowel Epenthesis)
📢: Hoca örnekler üzerinden gideceğini belirtti. Bir kelime verildiğinde (mesela ‘daracık’) bunun “ünlü türemesi” olduğunu şak diye bilmek gerekiyor.
- Kelimenin yapısına, fonotaktik kurallara uymayan durumlarda sesin sisteme ilave edilmesidir.
1.1. Yapısal Uyumsuzluk
- Arapça gibi dillerden gelen ve “akl, fikr, sabr” gibi sessizle biten kümeler Türkçe hece yapısına aykırıdır; bundan dolayı araya ünlü gürer (akıl, fikir, sabır).
1.2. Batı Kökenli Kelimeler
- station > istasyon
- grup > gurup
- Telaffuz kolaylılığı için ünlü eklenir.
1.3. Morfolojik Türeme
- Pekiştirme veya küçültme eki (-cik) alan kelimelerde görülür.
- dar-cık > daracık
- bir-cik > biricik
2. Ünsüz Türemesi (Consonant Epenthesis)
📢 Tıpkı ünlü türemesinde olduğu gibi, burada da örnek verildiğinde olayı tanımak ve ismini koymak şart.
2.1.1. Orijinal Yapının Korunması (İkizleşme / Gemination)
- Arapçadan giren “hak, his, zan” gibi kelimeler esasında şeddelidir (çift ünsüzdür: hakk, hiss, zann). Türkçede tek ünsüzle kullanılırlar (yalın hâlde). Ancak ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında veya yardımcı fiille birleştirdiklerinde, o düşen aslî ünsüz tekrar ortaya çıkar (hak > hakkı, his> hissetmek).
2.1.2. Ön Seste Türeme (Protez)
- Kelime başındaki zayıf ünlünün ünsüzle desteklenmesidir.
- urmak > vurmak
- ılan > yılan
- ıldız > yıldız (📢 Hoca bu örneği (Ildız > Yıldız) özellikle vurguladı. Bu tarz bir ses olayı sorusu gelebilir muhtemelen.)
2.1.3. İki Ünlü Çatışması (Hiatus) Engelleme
- İki ünlü yan yana gelemeyeceği için araya ünsüz girer (mâi > mavi, laboratuar > laboratuvar).
- su + un > suyun
- masa + a > masaya
📢 YAZI DİLİ/KONUŞMA DİLİ AYRIMI: Hoca bu ayrıma epey vurgu yaptı. “Limon > İlimon”, “Lazım > İlazım” gibi örnekler konuşma dilinde türemedir ama yazı dilinde gösterilmez. Sınavda yazı dilinde olup olmayanları karıştırmamak lazım
2.4. Kaynaştırma Ünsüzleri (Yardımcı Ses Türemesi / Buffer Consonants)
- Türkçede iki ünlü yan yana gelemediği için, eklenme sırasında araya giren (YaŞaSıN - y, n, s, ş) sesleridir (anla-ış > anlayış, masa-a > masaya, araba - ı > arabası, iki - er > ikişer).
3. Ünlü Düşmesi (Syncope)
3.1. Vurgusuz Orta Hece Düşmesi
- İki heceli bazı kelimeler ünlüyle başlayan ek aldığında, vurgu son heceye kayar ve ortadaki dar ünlü (ı, i, u, ü) düşer.
- boyun-u > boynu
- ağız-ı > ağzı
- devir-im > devrim
3.2. İstisna (İkilemler)
- “Burun buruna”, “omuz omuza” gibi ikilemelerde, kelimenin fonetik bütünlüğü korunur ve ünlü düşmez.
3.3. İç Ses Düşmesi
- Isıtma > sıtma örneğinde olduğu gibi kelime başında veya “fikir-i > fikri” örneğinde olduğu gibi alıntı kelimelerde aslına rücu etme şeklinde görülür.
4. Aşınma (Birleşme | Coalescence / Contraction)
- Birleşme esnasında iki kelimenin sınırındaki seslerin eriyerek tek bir yapıya dönüşmesidir. Burada sadece bir ses değil, bazen bir hece yapısı aşınır.
- Kahve altı > kahvaltı (e-a çarpışması)
- ne için > niçin
- cuma ertesi > cumartesi
5. Ünsüz Düşmesi (Consonant Elision)
Morfolojik Düşme
- “k” ünsüzüyle biten kelimelere küçültme eki (-cik, -cek) geldiğinde sondaki ünsüz düşer.
- küçük-cük > küçücük
- ufak-cık > ufacık
Tekleşme
- Aynı cinsten iki ünsüzün yan yana gelmesi durumunda birinin düşmesidir.
- hammal > hamal
- kassap > kasap
Konuşma Dili Düşmeleri
- Yazı diline yansıması da, konuşmada “r” veya “t” gibi seslerin düştüğü görülür (geliyor > geliyo, serbest > serbes).
6. Hece Düşmesi (Haplology)
- Benzer sesleri içeren ardışık hecelerden birinin tamamen yutulmasıdır. Aşınmadan farkı, benzer ses diziliminin (hecenin) teke indirilmesidir.
- Pazar-ertesi > pazartesi
- Hasta hane > hastane
- Postahane > postane
7. Ünlü Daralması (Vowel Narrowing) 📢📢
- Geniş ünlülerin (a, e), kendisinden sonra gelen eklerin etkisiyle ünlülere (ı, i, u, ü) dönüşmesidir.
- a,e > ı, i, u, ü
-yor Eki Etkisi
- Yuvarlaklaştırıcı ve daraltıcı etkisiyle önceki geniş ünlüyü daraltır.
- Dinle-yor > dinliyor
- Ağla-yor > ağlıyor
- Konuşma-yor > konuşmuyor
- Oyna-yor > oynuyor
y Koruyucu Ünsüzünün Etkisi
- Sadece “de-” ve “ye-” fiillerinde görülür.
- de-y-en > diyen
- ye-y-ecek > yiyecek
8. Ünsüz Yumuşaması (Lenition / Voicing)
- Dilbilimde “ötümlüleşme” olarak da geçer.
- Sert-süreksiz ünsüzlerin (p, ç, t, k) iki ünlü arasında kalarak direncini yitirmesi ve yumuşamasıdır.
- Kelime sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında b, c, d, g/ğ seslerine dönüşür.
- Nedensellik: Ünlüler titreşimli (ötülümlü) seslerdir. Sert ünsüzler ise titreşimsizdir. İki titreşimli sesin arasına titreşimsiz bir sesin girmesi akışı bozar; bu yüzden ünsüz, çevresine uyum sağlayarak titreşimli hâle gelir (yumuşar).
- ağaç-a > ağaca
- yut-um > yudum
- renk-i > rengi
- kalp-im >kalbim
- K İstisnası: Kelime sonundaki “k” ünsüzü önce “g”ye, zamanla “ğ”ye dönüşmüştür. Ancak alıntı kelimelerde bazen “g” olarak kalır (ahenk-e > ahenge).
İstisnai Durumlar (Yumuşama Olmayanlar)
- Tek Heceli Kelimelerin Çoğu: Ak-ı, saç-a, top-u (Kökteki anlamı korumak için sert kalır).
- Özel İsimler: Konuşmada yumuşasa bile yazıda asla yumuşamaz. Burak’a, Sinop’a.
- Bazı Alıntılar: Hukuk-u, sepet-i, devlet-i (Arapça ve Batı kökenli kelimelerin bazılarında yapı korunur).
9. Ünsüz Sertleşmesi (Assimilation / Hardening)
- Diğer adıyla “ünsüz benzeşmesi”. Türkçe sondan eklemeli bir dil olduğu için, ek köke uymak zorundadır. Kök sertse, ek de sertleşir.
- Kural: Sert ünsüzlerden (f, s, t, k, ç, ş, h, p - “fıstıkçı şahap”) biriyle biten bir kelimeye; c, d, g, yumuşak ünsüzleriyle başlayan bir ek getirilirse, bu ekler sertleşerek ç, t, k olur.
- çık-dı > çıktı (görülen geçmiş zaman eki)
- türk-ce > türkçe
- tesbit > tespit (Arapçadan geçen kelimede b>p dönüşümü)
- 1985-de > 1985-te (sayıların okunuşu sert bittiğinden ek sertleşir)
- yurt-daş > yurttaş
- Mantık: Güçlü olan ses (sert ünsüz), zayıf olan sesi (yumuşak ünsüz) domine eder ve kendine benzetir. “Gerileyici benzeşme” dediğimiz olaydır.
10. Ulama (Liaision)
- Ses bağlanmasıdır. Tamamen söyleyişle (diksiyonla) alakalı.
- Ünsüzle biten bir kelimeden sonra ünlüyle başlayan bir kelime gelirse, birinci kelimenin sonundaki ünsüz, ikinci kelimenin başına eklenimiş gibi okunur.
- Şartlar:
- Sadece konuşma dilinde olur, yazıya yansımaz.
- Kelimeler arasında virgül veya herhangi bir duraklama olmamalı.
- Örnekler:
- çürük armut > çürü karmut
- attan indi > atta nindi
- yunus abi > yunu sabi